
Elmar İSMAYILZADE
Azerbaycan Turizm ve İşletme Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler - Doktora
ÖZET
Bu çalışma, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) örneği üzerinden bölgesel örgütlerle işbirliği stratejilerini analiz etmektedir. Çalışmanın önemi, Azerbaycan'ın bölgesel güvenlik ortamındaki değişen jeopolitik koşullara uygun olarak çeşitli uluslararası ve bölgesel örgütlerle farklılaştırılmış işbirliği mekanizmaları kullanmasından kaynaklanmaktadır. Çalışmada karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, BDT ile işbirliğinin esas olarak tarihi ve siyasi ilişkiler, ekonomik ilişkiler, insani işbirliği ve diyalog olanaklarına dayandığı belirlenmiştir. AGİT ile işbirliği ise daha çok güvenlik ve siyasi diyalog konularıyla ilgilidir. Aynı zamanda, çatışma sonrası dönemde mayın temizleme, yerinden edilmişlerin geri dönüşü ve bölgesel altyapının geliştirilmesi yeni işbirliği alanları olarak belirlenmiştir. Sonuçlar, Azerbaycan'ın her iki örgütle de işbirliğinin, örgütlerin kurumsal kapasitelerine ve Azerbaycan'ın ulusal çıkarlarına uyarlanmış esnek ve dengeli bir stratejiye dayandığını göstermektedir.
Anahtar kelimeler: Azerbaycan, BDT, AGİT, bölgesel, strateji, işbirliği
GİRİŞ
Bağımsızlığını yeniden kazandıktan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti, uluslararası sistemdeki konumunu güçlendirmek ve bölgesel güvenlik ortamında güvenilir bir ortak olarak hareket etmek amacıyla çok taraflı ve çok yönlü bir dış politika izlemiştir. Bu politikanın önemli yönlerinden biri de bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğinin geliştirilmesidir. Postsovyet sahasında faaliyet gösteren Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve daha geniş bir bölgesel güvenlik platformu olarak hareket eden Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Azerbaycan'ın dış politikasında farklı işlevler üstlenmiştir. Makalede gösterildiği gibi, Azerbaycan'ın bu kuruluşlarla ilişkileri bölgesel güvenlik, ekonomik ve insani işbirliği ve siyasi diyalog açısından farklı yönlerde gelişmiştir.
Mevcut araştırma materyallerinin analizi, Azerbaycan-AGİT ilişkilerine yönelik yaklaşımlarda ana odak noktasının Karabağ ihtilafının çözümü ve bölgesel güvenlik konuları olduğunu göstermektedir (Beynəlxalq Münasibətlərin Təhlili Mərkəzi, 2021).
Azerbaycan-BDT ilişkileri üzerine yapılan çalışmalarda, Rus faktörü, ekonomik ilişkiler, vize rejimi, insani işbirliği, göç ve Sovyet sonrası alanda siyasi diyalog daha çok vurgulanmaktadır (Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi, 2017). Bununla birlikte, mevcut çalışmalar, özellikle çatışma sonrası dönemdeki değişen bölgesel koşulları dikkate alarak, Azerbaycan'ın her iki örgütle olan işbirliği stratejisinin tek bir karşılaştırmalı çerçevede analizine sınırlı bir şekilde yer vermektedir. Bu bağlamda, araştırmadaki temel eksiklik, BDT ve AGİT'in Azerbaycan'ın dış politikasındaki işlevlerinin karşılaştırmalı ve tamamlayıcı bir perspektiften değerlendirilmesidir.
Araştırmanın amacı, Azerbaycan'ın BDT ve AGİT ile olan işbirliği stratejilerinin karşılaştırmalı bir analizini yapmaktır. Araştırmanın hipotezi, Azerbaycan'ın BDT ve AGİT ile aynı tür işbirliği modelini uygulamadığı; aksine, her örgütün kurumsal kapasitelerine, bölgesel işlevine ve Azerbaycan'ın ulusal çıkarlarına dayalı olarak farklılaştırılmış ve dengeli bir işbirliği stratejisi uyguladığıdır.
Azerbaycan – AGİT ilişkileri. Bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra Azerbaycan’ın üye olduğu uluslararası kuruluşlardan biri de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) olmuştur. Azerbaycan’ın bu kuruluşa üyeliği, her şeyden önce, yeni bağımsız devletin uluslararası sistemde meşru bir aktör olarak tanınma ve küresel güvenlik mimarisinde kendi yerini güçlendirme niyeti ilə bağlı idi. Ancak Azerbaycan–AGİT ilişkilerinin çerçevesini belirleyen esas faktör Karabağ çatışması olmuşdur. 1990’lı yılların başlarından itibaren AGİT, çatışmanın barış yolu ilə çözülmesi amacıyla aracılık misyonunu üstlenmiş ve bunun sonucunda Minsk Grubu formatı oluşturulmuştur.
AGİT’in Güney Kafkasya bölgesinde barış ve güvenliğin sağlanmasında istekli olması, işbirliğini teşvik eden faktörlerdendir. Azerbaycan, dış politikasında AGİT’in toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı ilkelerine önem verir. (Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2022) AGİT, Azerbaycan–Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini desteklemektedir. Rusya–Ukrayna savaşında Azerbaycan’ın diyalog çağrısı etməsi, AGİT ilə pozisyonlarını yaklaştırmaktadır. (Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2022) Azerbaycan ile Ermenistan arasında mahkumların və Ağdam’ın mayın haritalarının değiştirilmesinde AGİT’in rolü önemli olmuştur. (Beynəlxalq Münasibətlərin Təhlili Mərkəzi, 2021)
Azerbaycan ile Ermenistan arasında normalleşme sürecinde atılan en önemli adımlardan biri, AGİT Minsk Grubu’nun faaliyetlerinin durdurulması ilə bağlı alınan ortak karar olmuştur. Bu adım, tarafların uzun yıllar devam eden çatışmanın çözümünde yeni diplomatik yaklaşımlara öncelik verdiğini və geleneksel aracılık mekanizmalarının artık güncelliğini itirdiğini göstermiştir. Bunun sonucunda, AGİT Minsk Grubu və ona bağlı yapılar kapatılmış, bu da teşkilatın iki devlet arasındaki çatışmanın çözümüne yönelik faaliyet imkanlarını ciddi şekildə sınırlamış və rolünü daha çok sembolik ve sınırlı diplomatik kanallarla düzeyine indirgemiştir. Bu karar hem de bölgədə barış girişimlerinin gelecekte daha çok doğrudan görüşmeler və bölgesel diplomatik mekanizmalar üzerinden yürütüleceğine işaret etmektedir. (Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2025)
Sonuç olarak, Azerbaycan–AGİT ilişkilerinde vurgulanan bir dizi potansiyel işbirliği alanı (post-çatışma yeniden yapılanması, yerinden edilmişlerin evlerine dönüşü vb.) bulunsa da, mevcut durumda bu yönde yeterince pratik adımlar atılmamaktadır. AGİT, Azerbaycan için daha çok bir diyalog platformu rolü oynamaktadır. Azerbaycan–AGİT ilişkilerinin daha da gelişmesi için yeni potansiyel iş birliği alanlarında projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Azerbaycan – BDT ilişkileri. Azerbaycan, mevcut BDT ülkeleriyle aynı tarihi ortaklığa sahip olmasını, ilişkilerin kurulmasında itici bir güç olarak kullanmıştır. Azerbaycan'ın BDT ile işbirliğinde, Rus faktörü, "diyalog düzlemi" işlevi (Hazar Denizi'nin statüsü, Ermenistan ile ilişkiler) ve terörle mücadele ön plana çıkmaktadır. BDT, Azerbaycan ve Ermenistan arasında 1994 yılında imzalanan Bişkek ateşkes protokolünün imzalanmasında rol oynamıştır. (Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı Stratejik Araştırmalar Merkezi, 2017) Azerbaycan'ın BDT'nin gelişmesine ve BDT'nin Güney Kafkasya bölgesinin istikrarına olan ilgisi, işbirliğini olumlu etkilemektedir.
BDT üye ülkelerinin benzer ekonomik sistemlere sahip olması, işbirliği için koşullar yaratmaktadır. Vizesiz seyahat uygulanması, Azerbaycan'ın BDT ile ekonomik işbirliğinde önemli rol oynamaktadır. (Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi, 2017) BDT ülkelerinin Azerbaycan'ın ithalat ortakları arasında ilk sırada yer alması, işbirliğinde ekonomik faktörün önemini göstermektedir.
BDT ülkelerinin benzer değerlere ve coğrafyaya sahip olması, işbirliğinde insani faktörün gerekliliğini ortaya koymuştur. Azerbaycan ile BDT arasındaki insani işbirliği temel olarak göç, eğitim, bilgi ve iletişim vb. alanları kapsamaktadır. (e-qanun.az, 2008) 14 Ekim 2021 tarihinde imzalanan “BDT Katılımcı Devlet Başkanlarının Göç Alanında İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Taslak Bildirisi Hakkında Karar” belgesinin imzalanması insani işbirliğinin bir sonucudur. (Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 2021)
Sonuç olarak Azerbaycan-BDT ilişkileri, Azerbaycan-Rusya ilişkileriyle paralellik göstermektedir. BDT'nin etkisiz bir örgüt olması, işbirliği derecesinin zayıflamasına yol açmaktadır. Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün aksine, BDT'nin zorlayıcı bir mekanizmaya sahip olmaması, Azerbaycan'ın Bağlantısızlık politikasıyla tutarlıdır. Bu nedenle Azerbaycan, örgüt içindeki "yumuşak güç" alanlarına bazı sınırlı çerçeveler dahilinde daha fazla öncelik vermektedir.
Rusya-Ukrayna savaşı, BDT'nin gelecekteki rolünü belirsiz hale getirmekte ve AGİT'in bölgesel çatışmaların çözümünde etkinliğini artırmak için yeni yaklaşımlar bulması gerekmektedir. Azerbaycan'ın çatışma sonrası dönemde bölgede barış ve istikrarın sağlanmasındaki aktif rolü, her iki örgütle de yeni iş birliği fırsatları yaratabilir. Örneğin, mayın temizleme faaliyetleri gibi alanlarda uluslararası iş birliğinin genişletilmesi, AGİT ile ilişkilerde yeni perspektifler açabilir (Mayın Eylem Raporu, 2024).
Azerbaycan'ın BDT ve AGİT ile iş birliği stratejileri, ülkenin bölgesel politikasına çok yönlü ve dengeli bir yaklaşımın tezahürü olarak görülebilir. BDT içindeki iş birliği daha çok tarihi, ekonomik ve insani faktörlere dayanırken, AGİT ile ilişkiler esas olarak güvenlik, siyasi diyalog ve çatışma çözümü yönünde gelişmiştir. AGİT'in, özellikle Minsk Grubu'nun, Karabağ çatışmasının çözüm sürecindeki rolü belirli aşamalarda önemli olsa da, tarafların çatışma sonrası aşamada yeni diplomatik formatları tercih etmesi, örgütün etkisini sınırlamıştır. Öte yandan BDT, bölgesel ekonomik entegrasyon ve insani ilişkilerin sürdürülmesi açısından kısmen önemini korumaktadır. Ancak her iki örgütle iş birliği, Azerbaycan'ın dış politikasında "yumuşak güç" araçlarının, tarafsız bir tutumun ve diyaloğa dayalı bir yaklaşımın önemini ortaya koymaktadır. Uluslararası ilişkilerde dengeli bir politika izleyen Azerbaycan, hem BDT'nin tarihi ve kültürel bağlarından hem de AGİT'in güvenlik ve diyalog platformundan yararlanmaya çalışmaktadır. Çatışma sonrası dönemde, mayın temizleme, yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü ve bölgesel altyapı projeleri gibi yeni iş birliği alanları, Azerbaycan'ın bu örgütlerle ilişkilerine ek dinamikler kazandırabilir.
SONUÇ
Çalışmanın sonuçları, Azerbaycan'ın BDT ve AGİT ile işbirliği stratejilerinin farklı kurumsal ve işlevsel temellere dayanmasına rağmen, her iki yönün de Azerbaycan'ın dengeli ve çok yönlü dış politikasının ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermektedir. Çalışmanın belirlediği amaç doğrultusunda, her iki örgütün Azerbaycan'ın bölgesel politikasındaki rolü karşılaştırmalı olarak belirlenmiş, işbirliği fırsatları ve sınırlamaları değerlendirilmiş ve çatışma sonrası dönemde yeni işbirliği yönleri tespit edilmiştir.
Ana sonuçlar aşağıdaki maddelerde özetlenebilir:
1. Azerbaycan-BDT işbirliğinin temeli tarihi, siyasi, ekonomik ve insani ilişkilerdir. Vizesiz seyahat, ekonomik ilişkiler, göç, eğitim, bilgi ve diğer insani alanlar bu işbirliğinin pratik yönlerini oluşturmaktadır.
2. Azerbaycan-AGİT ilişkilerinin ana yönü güvenlik ve siyasi diyalogdur. Karabağ ihtilafı uzun zamandır bu ilişkilerin ana belirleyici faktörü olmuştur ve AGİT Minsk Grubu, ihtilafın diplomatik çözüm sürecinde önemli bir rol oynamıştır.
3. AGİT'in Azerbaycan için önceki arabuluculuk işlevi zayıflamıştır. Minsk Grubu'nun sona ermesiyle birlikte, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde doğrudan müzakereler ve yeni diplomatik formatlar daha büyük önem kazanmıştır. Bununla birlikte, AGİT, diyalog ve bölgesel güvenlik için bir platform olarak belirli fırsatları korumaktadır.
4. Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kurumsal sınırlamaları, siyasi ve güvenlik alanındaki etkinliğini zayıflatmaktadır. Örgütün sınırlı zorlayıcı mekanizmaları, Azerbaycan'ın yumuşak işbirliği ve diyalog fırsatlarına olan tercihiyle tutarlıdır.
5. Azerbaycan'ın her iki örgütle ilişkilerinde işlevsel bir farklılaşma vardır. BDT ile işbirliği daha çok tarihsel, ekonomik ve insani faktörlerle belirlenirken, AGİT ile işbirliği güvenlik, siyasi diyalog ve çatışma çözümü konularıyla belirlenmektedir.
6. Çatışma sonrası dönem, işbirliği için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Mayın temizleme, iç göçmenlerin geri dönüşü ve bölgesel altyapı projeleri, her iki örgütle işbirliğinin pratik içeriğini genişletmek için potansiyel yönlerdir.
Böylece, çalışmanın hipotezi doğrulanmıştır. Azerbaycan, BDT ve AGİT ile tek bir işbirliği modeli uygulamamaktadır; Azerbaycan'ın ulusal çıkarlarına ve örgütlerin işlevsel kapasitelerine uygun olarak farklılaştırılmış bir işbirliği stratejisi uygulamaktadır.
Çalışmanın sonuçlarına dayanarak aşağıdaki öneriler sunulabilir:
· AGİT ile işbirliği, çatışma sonrası yeniden yapılanma, mayın temizleme, insani konular ve bölgesel diyalog alanlarında pratik projelerle güçlendirilmelidir;
· BDT içindeki ekonomik, ulaşım, göç, eğitim ve insani işbirliği için mevcut fırsatlar daha etkin bir şekilde kullanılmalıdır;
· Her iki örgütle de işbirliği, Azerbaycan'ın dengeli dış politikasına uygun olarak işlevsel bir temelde sürdürülmelidir;
· Bölgesel güvenlik ortamında meydana gelen değişiklikler dikkate alınarak, örgütlerle işbirliği için esnek ve duruma uygun mekanizmalar geliştirilmelidir.
KAYNAKÇA
Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (2022). mfa.gov.az: https://mfa.gov.az/az/news/no54722
Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (2022). mfa.gov.az: https://mfa.gov.az/az/news/no06122
Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi. (2021). 44 Günlük Karabağ Savaşı: Değerlendirmeler ve Sonuçlar. Bakü.
(2008). e-qanun.az: https://e-qanun.az/framework/12928
Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (2021). mfa.gov.az: https://mfa.gov.az/az/news/no39021
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Stratejik Araştırmalar Merkezi. (2017). Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dış Politikasının Temel Yönleri (1991–2016). Bakü: Poliart MMC.
Mine Action Review. (2024). Clearing the Mines 2024. mineactionreview.org: https://www.mineactionreview.org/assets/downloads/Clearing_the_Mines_2024.pdf
Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (2025, 11 Ağustos). https://mfa.gov.az/az/news/no33725

Bu haber size ne hissettirdi?
Yorumlar 0