
Fatma TÜRKTAŞ
Selçuk Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler Bölümü
Milislerin günümüzde elinin bu kadar güçlenmesinin sebebine tarihsel olarak bakmak olayları daha anlaşılabilir olmasını sağlayacaktır. 1980 öncesinde Saddam Rejimi baskılarına direniş gösterilmeye başlanmış, 1979’ da Necef’te Humeyni’nin Iraklı Şiilerle ilişki kurmaya başlaması ve İran’da yaşanan İslam Devrimi ardından direniş gösteren Şiiler Tahran merkezli siyasi, lojistik ve finansal bir destek bulmuş oldu. Baas baskılarının sürdüğü bu dönemde, hem ideolojik hem de fikirsel bir İslami/ Şii devleti kurulabileceği yönündeki söylemler artmaya başladı. Irak- İran savaşının başlamasının ardından el- Sadr İran desteği aldığı gerekçesi ile idam edildi. 1982 yılında ideolojik değişikliklerle Humeyni ile görüş ayrılıkları yaşandı. Fakat Muhammed el- Bakır’ın fikirleri hareketin temel kaynağı olup Ayetullah Muhammed Bakır el-Hakim liderliğinde Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi kuruldu. Daha sonrasında kurumsallaşarak İslami Dava Partisi adında Irak siyasetinin en belirleyici aktörlerinden birine dönüşecektir. Hareket, 1988 yılına kadar süren İran-Irak Savaşı'nda Saddam Hüseyin rejiminin karşısında yer alarak sınır ötesinden asimetrik bir mücadele yürüttü. 2003 yılındaki ABD müdahalesi, Irak ordusunun lağvedilmesi ve nihayetinde Saddam Hüseyin rejiminin tasfiye edilmesiyle devletin en temel görevi olan güvenliği tek başına sağlama yeteneğini kaybetti. Bunun neticesinde ülke, silahlı milis grupların devlet kurumlarına sızarak sistemin kalıcı birer parçası haline geldiği bir yapıya büründü.
Rejimin devrilmesinin ardından Mukteda es-Sadr, ABD güçlerine karşı Şii gençler ile Mehdi Ordusunu kurdu. Şubat 2006’ da Samarra kentinde bulunan Askariye türbesine düzenlenen saldırı sonrası (Dışişleri Bakanlığı, 2007) Mehdi Ordusu ABD karşıtı görüşü dışına çıkarak mezhep çatışmasına döndü. Sadr’ ın kontrolü dışına çıkan durum sonucunda Ordu içerisinde oluşan fikir ayrılıkları ile Ashaib Ehlil Hak ve Ketaib Hizbullah gibi İran’ a ve Hamaney’ e bağlı askeri mühimmat, istihbarat ve teknoloji açısından güçlü yapılar ortaya çıktı. 2011 de ABD ordusunun Irak’tan çekilmesi (BBC News Türkçe, 2021), ve Suriye’ de çıkan kriz sonrasında milis örgütler sınır dışı operasyon gerçekleştirdi.
Esad Rejimi’nin devrilmesi Irak ve İran’ ı da etkileyebileceği düşüncesi sonucu doğrudan Suriye’ de savaşmak için Harakat Hizbullah en-Nüceba, Ketaib Seyyidü'ş-Şüheda örgütleri kuruldu. 2014’ de DEAŞ’ ın Musul kentini birkaç gün içinde ele geçirmesi ardından Selahaddin, Diyala ve Anbar vilayetlerini hızla işgal ederek Bağdat kapılarına dayanması, Irak’ taki Şii dini lider Ayetullah Ali Sistani’ nin Irak’ taki Milis güçlerin birleşmesi için fetva verdi. Dönemin Başbakanı Nuri el-Maliki desteği ile 15 Haziran 2014’te Başbakanlığa bağlı Ulusal Güvenlik Danışmanlığı bünyesinde Halk Seferberlik Heyetini kurdu. Haşdi Şabi’nin Irak devletinin resmi güvenlik sistemine entegrasyonu, 2016 yılında kabul edilen Haşdi Şabi Kanunu ile yasal bir zemine oturtuldu. Bu yasa ile Haşdi Şabi, doğrudan başbakanın otoritesine bağlı olan Haşdi Şabi Komisyonu adlı kurumsal bir yapıya kavuştu. Yasada, Haşdi Şabi üyelerinin askeri kanunlara tabi olacağı, maaş ve rütbe gibi özlük haklarının düzenli ordudakilerle eşitleneceği ve aktif üyelerin siyasi faaliyetlerde bulunmasının yasaklanması öngörüldü. Ancak bu kurumsallaşma çabası, uygulamada ciddi engellerle karşılaştı (F. E. Erdem, Mart 2026, 30).
Haşdi Şabi, sadece askeri bir yapı değil, aynı zamanda Fetih Koalisyonu gibi siyasi oluşumlar aracılığıyla parlamentoda temsil edilen etkili bir siyasi aktördür. Haşdi Şabi Kanunu, üyelerin siyasi faaliyetlerini yasaklasa da milis liderleri aktif siyasete atıldı veya kendilerine yakın politikacıları destekledi (F. E. Erdem, Mart 2026, 31). Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri öncülüğünde kurulan ve Asaib Ehlil Hak’ın siyasi kanadı Sadikun Bloku, Ketaib İmam Ali ile Ketaib Seyyidü’ş-Şüheda gibi doğrudan sahadan gelen fraksiyonları çatısı altında toplayan Fetih İttifakı, Mayıs 2018 genel seçimlerinin etkin aktörü oldu. Katılım oranının %44,5 ile tarihî bir dip noktaya gerilediği bu seçimlerde Fetih İttifakı 48 sandalye kazanarak parlamentonun en büyük ikinci siyasal grubu konumuna yükseldi. Bu dönemde bütçesi yüksek bakanlıklar, ihale sistemi, genel müdürlükler paramiliter elitlerin kontrolüne geçti.
Ülke içerisinde başlayan meşruiyet krizi, milis karşıtı ABD’ nin İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi Heyeti Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in öldürmesi (Beaumont, 2020); devletin milislere karşı sınırlı olduğunu da ortaya çıkarttı. Olay sonrasında Komuta Kademesi’nin bütünüyle İran çizgisine kaymasını ve devlet dışı faaliyetleri reddeden Ayetullah Ali es-Sistani’ye bağlı Atabat Tugayları, 2020 ilkbaharında Haşdi Şabi Heyeti’nden resmen ayrılarak doğrudan Irak Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın emir komutasına bağlandı. Ekim 2021 genel seçimlerinde parlamenter gerileme yaşayan İran yanlısı fraksiyonlar, Koordinasyon Çerçevesiçatısı altında konsolide oldu (Iraq’s Coordination Framework and Its Rise to Power, Shafaq News, 2025). Mukteda es-Sadr’ın siyaset sahnesinden çekilmesiyle açılan alanda Muhammed Şiya es-Sudani başbakanlığında Ulusal İstihbarat Teşkilatı, Terörle Mücadele Servisi ve bütçe ihalelerini yöneten genel müdürlükler başta olmak üzere tüm idari omurgayı ele geçirdi.
Ali Ez-Zeydi başbakanlığında güvenliğin daha ön plana çıkması Irak’ ta dış dengeleme ile iç dengeyi de sağlayacaktı. Hürmüz’ ün kapatılması İran ile ilişkileri dengede tutmayı zorlaştırırken bir taraftan da ABD beklentileri Irak’ ta iç istikrarı sağlamayı zorunlu kılmaktaydı. Başbakan Zeydi’nin silahların devlet elinde toplanması gerektiği ve güvenliği tek çatı altında birleştirme girişimine Mukteda Sadr’ ın milis grubu Saraya es-Selam’ dan ilk destek geldi. Ardından Asaib Ehl el-Hak, Ketaib İmam Ali takip etmiştir. Öte yandan Ketaib Hizbullah, Nuceba Hareketi, Seyyidü’ş-Şüheda Tugayları gibi gruplar tam anlamıyla karşı çıkmaktadır. Haşdi Şabi, Irak’ ta sadece güvenlik gücü değil devlet içerisinde birçok alanda yer almaktadır. Dolayısıyla milis grupların dönüşümü, tasfiyeden çok yeniden konumlanma şeklinde daha kontrol altına alarak ya da devlet içerisinde farklı alanlara konumlandırarak (ORSAM, 2026) uzlaşı sağlayarak ilerlemek; 30 Eylül tarihi içerisinde ya da sonraki süreçte bir karışıklık ortaya çıkmadan ilerlenmesini sağlayacaktır.
Sonuç olarak şu anda silah bırakmayı reddeden ve silah bırakmak için koşul sunan yapılar devlet içine bu denli yerleşmişken 30 Eylül’e kadar kendi ideolojilerinden vazgeçip geçmeyecekleri, sonraki süreçte entegre aşamaları tartışma konusu.
KAYNAKÇA
Aygün, F. T., Çalışkan, S. (2026, 24 Haziran). Irak’ta milis grupların silahsızlanması: Etkenler, ayrışmalar ve hibritleşme (339), 17-20, ORSAM.
Beaumont, P. (2020, 3 Ocak). Abu Mahdi al-Muhandis: Iraqi killed in US strike was key militia figure. The Guardian.
Davison, J. (2021, 21 Haziran). In Iraq, an old U.S. foe grows his political power. Reuters.
Erdem, F. E. (2026). Irak’taki Şii milislerin çatı yapılanması Halk Seferberlik Güçlerinin (Haşdi Şaabi) gelişimi, geleceği ve ulus devlet inşasına etkileri. Türkiye Siyaset Bilimi Dergisi, 31.
Georgy, M. (2026, 29 Temmuz). Explainer: Who are Iraq's Iranian-backed armed groups? Reuters.

Bu haber size ne hissettirdi?
Yorumlar 0